Son dönemde Fransızca yazan en parlak kalemlerden biri kabul edilen Toussaint'in Banyo'dan sonra Türkçe'deki ikinci kitabını sunuyoruz. Banyo'nun oblomov'u çağrıştıran karakteri gibi Fotoğraf Makinesi'nin 'çoğunlukla olaysız sakin bir yaşam süren' isimsiz anti-kahramanı da bir hareketsizlik felsefesi geliştiriyor. Bu felsefenin temel taşlarını da 'işleri aceleye getirmeden yapma' bezginliğe övgü (pek özellikli biri gibi gözükmeyen bir memureye 'eşsiz bir yorgunluk' timsali olduğu için aşık oluyor kahramanımız); yağmura benzettiği düşünce akışına müdahale etmeden kendi haline bırakarak bir varoluş bilinci geliştirme ve son olarak da asıl düşman olarak gördüğü gerçekliği bütün bu hareketsizlik eylemleriyle yıldırma oluşturur. Gerçekliği donduran fotoğraf makinesi bir hareketsizlik silahı olarak romanda simgesel bir önem taşır. Önemsiz gibi görünen ufacık ayrıntıları uzun uzun betimlediği 'minimalist' bir üslup geliştiren Toussaint sık sık kullandığı parentezlerle okuru suç ortaklığına davet ediyor. Taammüden hareketsizliğe tam teşebbüse...