Köyümü özledim desem inanır mısın Rıza? Bizim evlerin kerpiç kokusu hâlâ burnumda küçük küçük yapısı hele bir de dağlarındaki kekik kokusu.
Ağaçların rengârenk yapısı nasıl da yeşilin tonları karışmış birbirine nasıl da ahenkli salınırlar rüzgârda. Buz gibi deresi çeşmesi o kadar tezat ki bu şehirden. Dağlara tırmanırdım keçi gibi hiç korkum yoktu düşerim diye. Alışmıştım zıplardım o kayadan bu kayaya buz tuttum mu hele yerler gözünü ayıra-mazdın beyazın saflığından.
Yazın bir başka güzel kışın bir başka güzel olurdu. Mahallede koştururdu çocuklar. Herkesin kapısı açıktı. Herkes birbirine sorgusuz sualsiz gider gelirdi. Şimdilerde ise müsait misin sana gelmek istiyorum deyip utana sıkıla izin istersin.
Özledim be Rıza köyümü bin bir entrika ile kurtulmak isteyip de nefret ettiğim köyümü özledim ben. Hadi gidelim desen gi-derdim herhalde.